HUKUK RANTIN DEĞİL YAŞAMIN GÜVENCESİ, AKBELEN İSE DOĞANIN SESİDİR.
HUKUK RANTIN DEĞİL YAŞAMIN GÜVENCESİ, AKBELEN İSE DOĞANIN SESİDİR.
...
Muğla'nın Milas ilçesi İkizköy Mahallesi'nde bulunan Akbelen Ormanını, zeytinliklerini ve tarım arazilerini korumak için yıllardır onurlu bir yaşam nöbeti tutan bölge halkının maruz kaldığı hukuksuzlukları büyük bir endişe ve tepkiyle gözlemliyoruz.
10 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren "acele kamulaştırma" işlemiyle başlayan süreç, 30 Mart'ta taşınmaz maliklerine haber dahi verilmeden, usulsüz bir şekilde yapılmaya çalışılan bilirkişi incelemeleriyle fiili bir mülkiyet gaspına dönüşmüştür.
Yurttaşların anayasal güvence altındaki mülkiyet ve adil yargılanma hakları, bir kömür madeninin genişletilmesi uğruna hiçe sayılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi önündeki 7554 sayılı kanunun iptali ve Danıştay'da açılan "acele kamulaştırmanın iptali" davaları beklenmeden yapılan keşif işlemi hukukun özüne aykırıdır.
Hal böyleyken Anayasa'nın 35'inci maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı ve 56'ncı maddesinde güvence altına alınan "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama" hakkını savunan bölge halkına yönelik kolluk ve yargı baskısı kabul edilemez boyutlara ulaşmıştır.
Son olarak toprağını savunan İkizköy direnişçilerinden Esra Işık'ın gece yarısı evinden gözaltına alınması ve bugün öğle saatlerinde tutuklanması, CMK'daki koruma tedbirlerinin bir sindirme aracı şeklinde kullanıldığının en açık göstergesidir.
Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca en son başvurulması gereken, istisnai bir "koruma tedbiri" olan tutuklamanın; yaşam alanını korumak için demokratik tepkisini gösteren bir yurttaşa karşı uygulanması ölçüsüz olduğu gibi, anayasal haklarını kullanan yurttaşların demokratik tepkisini kırmaya yönelik bir gözdağı niteliği taşımakta; çevre savunucularını suçluymuş gibi göstermeye yönelik bu adımlar, kamu vicdanında derin yaralar açmaktadır.
Antalya Barosu olarak yetkililere ve yargı makamlarına sesleniyoruz:
Anayasal hakkını kullandığı için hukuka aykırı olarak hürriyeti kısıtlanan Esra Işık'ın tutukluluk haline derhal son verilmelidir.
Yurttaşların mülkiyet hakkını ihlal eden usulsüz keşif dayatmalarına ve hukuki dayanaktan yoksun "acele kamulaştırma" vazgeçilmelidir. "acele işlemlerinden
Hukukun üstünlüğüne ve yaşam hakkının kutsallığına inanan bir Cumhuriyet kurumu Antalya Barosu, İkizköylülerin, Muğla halkının ve doğanın yanında olmaya ve bu mücadeleye destek vermeye devam
İkizköy/Akbelen halkı yalnız değildir!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
...
Muğla'nın Milas ilçesi İkizköy Mahallesi'nde bulunan Akbelen Ormanını, zeytinliklerini ve tarım arazilerini korumak için yıllardır onurlu bir yaşam nöbeti tutan bölge halkının maruz kaldığı hukuksuzlukları büyük bir endişe ve tepkiyle gözlemliyoruz.
10 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren "acele kamulaştırma" işlemiyle başlayan süreç, 30 Mart'ta taşınmaz maliklerine haber dahi verilmeden, usulsüz bir şekilde yapılmaya çalışılan bilirkişi incelemeleriyle fiili bir mülkiyet gaspına dönüşmüştür.
Yurttaşların anayasal güvence altındaki mülkiyet ve adil yargılanma hakları, bir kömür madeninin genişletilmesi uğruna hiçe sayılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi önündeki 7554 sayılı kanunun iptali ve Danıştay'da açılan "acele kamulaştırmanın iptali" davaları beklenmeden yapılan keşif işlemi hukukun özüne aykırıdır.
Hal böyleyken Anayasa'nın 35'inci maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı ve 56'ncı maddesinde güvence altına alınan "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama" hakkını savunan bölge halkına yönelik kolluk ve yargı baskısı kabul edilemez boyutlara ulaşmıştır.
Son olarak toprağını savunan İkizköy direnişçilerinden Esra Işık'ın gece yarısı evinden gözaltına alınması ve bugün öğle saatlerinde tutuklanması, CMK'daki koruma tedbirlerinin bir sindirme aracı şeklinde kullanıldığının en açık göstergesidir.
Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca en son başvurulması gereken, istisnai bir "koruma tedbiri" olan tutuklamanın; yaşam alanını korumak için demokratik tepkisini gösteren bir yurttaşa karşı uygulanması ölçüsüz olduğu gibi, anayasal haklarını kullanan yurttaşların demokratik tepkisini kırmaya yönelik bir gözdağı niteliği taşımakta; çevre savunucularını suçluymuş gibi göstermeye yönelik bu adımlar, kamu vicdanında derin yaralar açmaktadır.
Antalya Barosu olarak yetkililere ve yargı makamlarına sesleniyoruz:
Anayasal hakkını kullandığı için hukuka aykırı olarak hürriyeti kısıtlanan Esra Işık'ın tutukluluk haline derhal son verilmelidir.
Yurttaşların mülkiyet hakkını ihlal eden usulsüz keşif dayatmalarına ve hukuki dayanaktan yoksun "acele kamulaştırma" vazgeçilmelidir. "acele işlemlerinden
Hukukun üstünlüğüne ve yaşam hakkının kutsallığına inanan bir Cumhuriyet kurumu Antalya Barosu, İkizköylülerin, Muğla halkının ve doğanın yanında olmaya ve bu mücadeleye destek vermeye devam
İkizköy/Akbelen halkı yalnız değildir!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
