Hızlı Erişim

Menü

YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE HUKUK DEVLETİ İLKELERİ HER TÜRLÜ İDARİ TASARRUFUN ÜZERİNDEDİR.

31.03.2026
49
YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE HUKUK DEVLETİ İLKELERİ HER TÜRLÜ İDARİ TASARRUFUN ÜZERİNDEDİR.

Hukuk devleti, gücünü kuralların kağıt üzerindeki varlığından değil, bu kuralların istisnasız uygulanmasından ve yargı kararlarının bağlayıcılığından almaktadır. Ancak son dönemde, özellikle Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasıyla başlayan ve giderek bir yönetim pratiğine dönüşen yargı kararlarını tanımama tutumu, bugün itibarıyla hukuk güvenliğini tamamen ortadan kaldırır bir silsileye dönüşmüştür.

Hakim Ahmet Çakmak hakkında Danıştay 5'inci Dairesi tarafından verilen, meslekten çıkarma kararını iptal ederek göreve iade hükmü kuran kesinleşmiş yargı kararının, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından zımnen reddedilerek işlevsiz bırakılması bu yönüyle simgesel anlam ifade etmektedir. Danıştay'ın yerleşik içtihadını ve hukuk normlarını gözeterek verdiği iade kararının HSK tarafından yok sayılması, basit bir usul hatası veya idari takdir yetkisi değildir. Bu tutum Anayasa'nın 2'nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin tasfiyesi ve 138'inci maddesinde yer alan yargı kararlarına uyma zorunluluğunun ortadan kaldırılması niteliğindedir.

Mahkeme kararlarının idarenin süzgecinden geçirilerek neredeyse siyasi bir yerindelik denetimine dönüştüğü bir düzlemde; hukuk devleti ve hukuk güvenliğinden bahsedebilmek mümkün değildir.

Bu husus Hakimler ve Savcılar Kurulunun anayasal statüsü ile de doğrudan çelişmektedir. Hakimler ve Savcılar Kurulu, Anayasal statüsü gereği yargı bağımsızlığının ve hâkimlik teminatının yegane güvencesi olmak, buna uygun davranmak zorundadır. Ancak bizzat bu kurulun, yüksek mahkeme kararlarını etkisiz kılan bir tutum sergilemesi, kendi varoluş zemininine aykırıdır.

Önemle hatırlatmak gerekir ki; yargı bağımsızlığının güvencesi olması gereken HSK tarafından yargı kararlarının uygulanmadığı bir zeminde hukuk devleti ilkelerinin ve insan haklarının varlığından bahsedebilme imkanı bulunmamaktadır. Hukuk güvenliğinin yerini yargı kararlarını devre dışı bırakan bu sistematik uygulamaların alması toplumsal barışın temelindeki adalet duygusunu kökten sarsmaktadır.

Antalya Barosu olarak kesinleşmiş yargı kararlarının siyasi veya idari yerindelik denetimlerine tabi tutulmasının söz konusu edilemeyeceğini belirtiyor, Hakimler ve Savcılar Kurulunu; anayasayı ihlal eden ve suç oluşturan tutumdan derhal vazgeçmeye, Danıştay kararının gereğini Anayasanın 138. maddesi çerçevesinde yerine getirmeye davet ediyoruz.

Yargı bağımsızlığını, hukuk devletini ve insan haklarını savunma ve koruma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Yaklaşan Etkinlikler

Katılabileceğiniz yaklaşan etkinlik bulunmamaktadır!

Aramızdan Ayrılanlar

Rahmetle anıyoruz

Avukat
Av. SALİH EZER

24.02.2026

Avukat
Av. SUNER DAĞTEKİN

22.02.2026

Avukat
Av. ZAFER YAĞLIOĞLU

22.02.2026

Avukat
Av. YUSUF ŞANLI

10.02.2026

Avukat
Av. ALİ ÇOBAN

8.02.2026

Avukat
Av. COŞKUN BAŞPİNAR

5.02.2026

Avukat
Av. İSMET SAMUR

14.01.2026

Avukat
Av. AYŞE SARIÇİFTCİ ALDUT

20.12.2025

Avukat
Av. GÜRSEL ÖZTÜRK

18.12.2025

Avukat
Av. AHMET ERDAL AKIN

10.12.2025